kalp

 

Haziran Hüznü…

Duygu Can 13 Haziran 2020

Kabul etmek için çabaladığım aylardan geçiyorum. Bunca yıldır çabaladığım her şeyin anlamını yitirdiği, kendi gücüme yapışmış bir hiçlik hissediyorum. Hayatımın farklı dönemlerinde hissettiğim o yıkıntı yüklendi gene omuzlarıma. Taşlarımı kaldırdıkça, kalpleri dolmuş, içleri şişmiş böcekler yayılıyor vücuduma.  Sakladığım tek bir şey kalmayana kadar kusmak istiyor gırtlağım. Tuttuklarım, yitirdiklerim kadar ağır geliyor… Kim bilir çoğumuza vuruyordur… Okumaya devam edin »

 

Ana caddeye açılan sokaklardan değilim!…

Duygu Can 11 Ekim 2017

Ödevlerim birikmiş, yenisi geldikçe anlıyorum. Her gün ödevlerimi defterime iliştiren o el, eski yapmadıklarımı görmez gibi bir umutla yenisini yapıştırıyor… Ben ödevlerimi yapmıyorum diyemiyorum! Bir ton laf edecek diye korkuyorum, nasılsa bakmıyor diye yenisi geldikçe eski yapmadığım eskiyor gidiyor işte… Yapmadığıma ‘hiç’ vermezken, yaptığıma da not vermiyor hayat! Umursamazlığım artıyor gitgide, insanların yapay sohbetleri kulaklarımda… Okumaya devam edin »

 

Sınırsızca Sınırlıyız Şu Hayatta!

Duygu Can 6 Mayıs 2017

Hayatımızdaki klişeler ve sınırlar daha oturacağımız evin inşaasında başlıyor. Evlerin içindeki yaşam alanları duvarlarla sınırları çizilmiş bir şekilde sunuluyor sana. Burası yatak odası, burası oturma odası, burası salon… Her odada ne yapacağın çok belli. Salondaki halin ile oturma odasındaki halin epey farklı. Bir başkasının evine gittiğinde de sana gösterilen oturma yerinde nasıl davranacağın üç aşağı… Okumaya devam edin »

 

Her beden İnsan mı aslında?

Duygu Can 15 Ocak 2016

“Belki de bu kadar güzel ağladığın için ağlattı seni Tanrı!…” Hayat insanı çok garip teselli ediyor! Yaşadığın şeyin boyutuna göre teselli miktarın artıyor. Her zaman da birisi sana iyi geliyor ve alıp başucuna koyuyorsun! Yıldızların ışığı, rengi, sesi, kokusu gibi tüm betimleyici sıfatları gecelerine diziyorsun. Boncuk kolyeler gibi sözcüklerin… Tek tek, renkli renkli sıralanıyor ve… Okumaya devam edin »

 

Portakallı kek kokusu!

Duygu Can 22 Aralık 2015

Hep bir ‘neden’ üzerine kurulu dünyam! Bir sürü şey bir nedenle oldu ve bir başka nedenle bitti. Bir sürü şey bir neden için kafamda yer etti, bir sürü şey de başka bir neden için zihnimden düştü geberdi!… Bunu tekrarladıkça yaşadığım olaylar zincirine çok anlam verebiliyorum. Ve sanki güzelleştiriyorum, elimi değip bıraktığım her şeyi, gözlerine bakıp… Okumaya devam edin »

2

Tüketim Tanrısı!

Duygu Can 1 Nisan 2015

“Dur bi zengin selfie’si çekeyim! Arkaya kristal kadehler, Bulgari’nin parfümunu bırak şampuanını alır kafama sürerim imajını veren minik dozlu şampuanlar, Lancome ile kırışmıyorum pozu, şu arkamda duran pudra ile senin bir aylık akşam yemeğin birbirine denktir meydan okumaları ve bunlar gibiler…” Zengin selfielerinin vicdansızlık içeren tablolarında artış ile yoksullar ordusunda sistemli bir genişleme eş zamanda… Okumaya devam edin »

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Şifrenizi mi unuttunuz?

DUYGUCAN.COM İÇİN KAYIT OLUN